top of page

Sümela Manastırı...

  • Yazarın fotoğrafı: cenes81
    cenes81
  • 27 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Merhabalar. Bugün sizlere üniversite yıllarımda da çokça ziyaret ettiğim ve her gidişimde değişik şeyler öğrendiğim Sümela Manastırından bahsetmek istiyorum. Burası sadece bir manastır olmayıp yıllar içerisinde değişik yapılara hizmet etmiş bir okuldur. Bende burasını incelerken en çok ilgimi çeken bir keşişin hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.

Keyifli okumalar...


Sis, Karadağ’ın yamacına ağır ağır çökerken Sümela Manastırı’nın taş duvarları neredeyse görünmez olmuştu. Genç keşiş İoannis, kaya hücresinin kapısında diz çökmüş, ellerini dizlerinin üzerine koymuştu. Üç yıldır buradaydı. Ama bugün, gerçek sınav günüydü.

Başrahip ona yalnızca tek bir cümle söylemişti:“Bugün sessizlik seni sınayacak.”

Ne bir açıklama, ne bir süre.

İoannis manastıra ilk geldiğinde sessizliği kolay sanmıştı. Konuşmamak… Oysa asıl zor olan, içindeki sesi susturmaktı. Düşünceler, pişmanlıklar, eski hayatından kalan hatıralar… Hepsi geceleri daha yüksek konuşuyordu.

Sabah duası bittiğinde diğer keşişler günlük işlerine dağıldı. İoannis’e ise görev verilmedi. Ne su taşıyacaktı ne de bahçeye inecekti. Sadece bekleyecekti.

Saatler geçti. Rüzgâr uçurumdan yükselip hücresine doldu. Soğuk, kemiklerine işledi. Açlık başladı. Ama asıl sınav, öğleye doğru geldi.

Aşağıdan, vadiden bir ses yükseldi. “Yardım edin!”

İoannis irkildi. Ses zayıftı ama gerçekti. İçinde bir fırtına koptu. Sessizlik yemini ile merhamet karşı karşıyaydı. Ayağa kalktı, hücrenin kapısına yöneldi. Tam o anda başrahibin sesi zihninde yankılandı:

“Her ses Tanrı’dan gelmez. Ama her sessizlik Tanrı’ya yaklaştırmaz.”

İoannis durdu. Dinledi. Daha dikkatle. Ses artık yoktu. Belki rüzgârdı. Belki zihninin bir oyunu. Belki de acele etmesi gereken bir durumdu…

Emin değildi.Diz çöktü. İlk kez o gün, İsa Duası’nı gözyaşlarıyla fısıldadı. İçindeki acele susunca, çevresi de sustu.

Akşamüstü başrahip geldi. Hiç soru sormadı. Sadece baktı. Uzun uzun.

“Bugün ne öğrendin?” dedi sonunda.

İoannis başını eğdi: “Sessizlik kaçmak değildir. Dinlemeyi öğrenmektir.”

Başrahip hafifçe gülümsedi. “Artık hücren değil, kalbin konuşuyor.”

O gece İoannis ilk kez üşümedi. Açlık yoktu. Sümela’nın taş duvarları arasında, sisin içinde, sessizlik onun düşmanı değil, yoldaşı olmuştu.

Ve o an anladı: Sümela’da sınav, bedene değil; ruhun sabrına yapılırdı.

ree

 
 
 

Yorumlar


bottom of page