Tarihin En Karlı Yalanı...
- cenes81
- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Merhabalar. Bugün sizlere De Beers markası hakkında dikkatimi çeken bir olayı anlatmak istiyorum.Keyifli okumalar...
Bir reklam ajansı Dünya'yı nasıl kandırdı?
1871'de Güney Afrika'da dev elmas yatakları bulundu. Bir anda elmas bollaşınca fiyatlar çakıldı ve sektör iflasın eşiğine geldi. Cecil Rhodes tüm madenleri topladı ve 1888'de De Beers'ı kurdu. De Beers dünya elmas arzının %85'ini kontrol etmeye başladı. Fiyatları yüksek tutmak için taşları piyasaya sürmek yerine kasalara kilitlediler. Onlar elmas satmadı; elmasların nadir olduğu illüzyonunu sattı. 1930'larda erkekler pırlanta yüzük almıyordu. De Beers bunu değiştirmek için bir ajans tuttu. 1947'de Frances Gerety o meşhur sloganı yazdı ''Bir elmas sonsuzdur.'' Bu bir şiir değildi; romantizmin kılığına girmiş soğuk bir iş stratejisiydi. De Beers, Hollwood yıldızlarına elmas taktırdı. Liselerde romantizm seminerleri verdirdi. Gazetecileri pırlantanın ''bağlılığın sembolu'' olduğuna ikna etti. Sadece 3 yıl içinde tektaş satışları %55 arttı. Bir ürün değil, ''zorunluluk'' yarattılar. Bir erkek nişan yüzüğüne 2 aylık maaşını vermeli kuralını da De Beers icat etti. 1970'lerde önce bir ay dediler, sonra karı arttırmak için sayıyı ikiye çıkardılar. Gelenek değil; sadece aşkın ne kadara mal olması gerektiğini söyleyen bir şirket var. Bir elmas, kuyumcudan çıktığı an değerinin %50'sini kaybeder. Yeniden satmaya çalıştığınızda ödediğinizin çok küçük bir kısmını alırsınız. De Beers bunu biliyordu; elması satılmasın diye sonsuzlukla eşleştirdi. Bugün laboratuvar elmasları maden elmaslarıyla kimyasal olarak birebir aynı. Bilim insanları bile özel ekipman olmadan farkı anlayamıyor ama bunlar %80 daha ucuz. De Beers yıllarca bunlara sahte dedi şimdi ise kendi de laboratuvar elması satıyor.De Beers, tarihin en büyük pazarlama operasyonu. Yarı yaygın bir taşı alıp, nadir olduğu illüzyonunu yaydılar. Sevgiyi pırlantaya bağlayıp 3 kelimeyle kültürü yeniden yazdılar.




Yorumlar