Ἁγία Σοφία, Agia Sofia, Hagia Sophia, Ayasofya...
- cenes81
- 14 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Bugün sizlere üzerinde çok durulan ve yüzyıllardır gizemini koruyan bir şaheser yapıdan bahsetmek istiyorum Ayasofya...
Uzun bir araştırma sonucunda sizlere bu yapının içerdiği gizli kalmış noktaları göstermeye çalışacağım uzun bir çalışma olduğu için iki parçaya bölmek istedim.
Gelin hep birlikte bu şaheserde kaybolalım...
1) Aya (kutsal) , sofya (bilgelik) anlamına gelmektedir ve bir kilise için Kutsal Bilgelik (Ayasofya) ismi aslında çok anlamlıdır. Çünkü (Sofya) ismi 4. yüzyılda İsa'ya atfedilmiş bir lakaptır. Ayrıca onun asıl kimliğini oluşturan (bilgelikte) paganizm öğretisinin önemli bir simgesidir. Yani (Tanrıça Bilgeliğinin) adıdır. Bu yüzden Ayasofya'nın adı bir zamanlar ezoterik bir okul olduğunu düşünenler de vardır.
2) Buraya dua etmek için girenler bu eserin sanat ve insan gücüyle değil, tanrısal bir gücün etkisiyle yapıldığını anlar ve zihnini Tanrı'ya yönelterek gökte dolaşır, O'nun uzakta olmayacağını, seçtiği bu yerde oturmayı özellikle seçmesi gerektiğini hisseder. BU durum sadece bu kutsal yeri bir defa gören biri için geçerli değildir, bir kimse, daha sonraki her gelişinde de burasını yeniden görüyormuş gibi etkilenir. Hiç kimse burayı seyretmekten bıkmaz. İnsanlar tapınaktayken gördüklerinden hoşlanırlar, dışarı çıktıkları zamanda onun hakkında konuşmaktan mutluluk duyarlar.
3) Bu eşsiz mabedin gizemlerle dolu bir yanı da sahip olduğu pagan sembolleridir.
Kilise olarak inşa edilmiş bir yapının çok sayıda pagan sembol barındırması sıra dışı gelebilir. Hristiyanlık paganizmi yok etmeye çalışmasına rağmen pagan kültürü ve pagan sembolleri Hristiyanlık içine sızmış ve bütün çağlar boyunca yaşamıştır. Özellikle dönemin yerel sanatçıları pagan sembollerini gittikleri her yere taşımış ve yaymıştır.
4) Ayasofya'da tıpkı Kudüs'teki Süleyman Mabedi gibi kutsal kaya üzerindedir ve oradaki kutsallık anlayışının devamıdır. Ayasofya'yı bugünkü ihtişamlı mimarisiyle inşa ettiren Justinyanus'un yumruğunu havaya kaldırıp '' Ey Süleyman! Seni geçtim! diye haykırışı da aslında iki mabet arasındaki bu rekabete bir atıftır.
5) Ayasofya'da İmparator Kapısı üstündeki tapınak sembolü Kudüs'teki tapınağın ta kendisidir. Ancak bu kez Süleymanın mabedi değil Justinyanus'un mabedi Ayasofya dünyanın en kutsal tapınağı haline gelmişti.
6) İmparator Justinyanus Ayasofya'yı yeniden yaptırmaya karar verdiğinde kendisine sunulan mimari projelerden hiçbirini beğenmez. Bir gün dini bir tören sırasında elinde tuttuğu kutsal ekmek bir arı tarafından kapılır. Herkes arı ve ekmeği aramaya başlar. İmparator arıyı ve saklandığı peteği bulup getirene ödüller vaat eder. Sonunda biri peteği bulup getirir ve hayretle görürler ki petek bir kilise mabedine benzemektedir. Mihrap yerinde ise kutsal ekmek durmaktadır. İşte Ayasofya bu ilahi plana göre inşa edilir. Bu efsaneyi pagan inancıyla ilişkilendirebiliriz. çünkü paganizm de arı Tanrıça'nın kutsal hayvanlarından biridir.
7) Hazreti Muhammed'in doğduğu yıl olan 571 de Ayasofya'nın kubbesi yıkılır ve hiçbir şekilde tamir edilemez. Hızır yaşlı bir adam kılığında rahiplere görünür. Kubbenin ayakta kalabilmesinin tek koşulunun zuhur eden ahir zaman peygamberini bulmaları onun tükürüğünü zemzem suyu ile karıştırıp kirece katmaları olduğunu söyler. Rahipler yaşlı adamın Hızır olduğunu anlar ve yollara düşer. Hazreti Peygamber tükürüğünü ümmetime nasip olsun duasıyla rahiplere verir. Ruhbanlar yanlarında Peygamber'in hokkadaki tükürüğü yetmiş deve yükü zemzem suyu ve Mekke toprağıyla geri dönerler. Kubbe bu karışımla yapılan harçla birlikte Ayasofya'nın müslümanlara nasip olacağının işareti olarak sağlamlaştırılmış olur.
8) Bizans'ta papazların ve dinin etkisini arttırmak için çeşitli hilelere başvurulmuştur. Önce kentin altındaki sarnıçların suyollarını keser, ardından susuzluktan kıvranan halkı Ayasofya'ya çağırırlarmış. Halk toplanıp kiliseye geldiğinde ayinlerden sonra Papaz Tanrı ile konuştu, yarın suyunuz gelecek denilir ve ertesi gün kentin suyu verilirmiş.




Yorumlar